Muhtemeldir ki ne demek ?

Ceren

New member
12 Mar 2024
380
0
0
Muhtemeldir Ki: Toplumsal Cinsiyet, Irk ve Sınıf Bağlamında Bir İhtimal Mi, Gerçek Mi?

“Muhtemeldir ki”... bu cümle, bir tahmin, bir olasılık, hatta bir öngörü taşıyor. Ama her zaman “muhtemel” olan, gerçekten olmalı mı? Ya da belki de sosyal yapılarımız, toplumsal normlarımız ve tarihsel eşitsizlikler, bu “muhtemel”lerin gerçekte ne kadar adil olduğunu sorgulamamıza yol açmalıdır. Hepimiz bir şekilde toplumda yerimizi bulmaya çalışırken, “muhtemeldir ki” ifadeleri, bazen bize geleceği şekillendirecek fırsatları, bazen de sistemin içindeki engelleri gösteriyor.

Bugün, bu ifadeyi daha derinlemesine inceleyeceğiz. Toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi sosyal faktörlerle ilişkili olarak, “muhtemeldir ki” düşüncesi hangi gerçeklikleri, kimleri ve neleri gölgede bırakıyor? Ve belki de en önemlisi: Gerçekten herkes için “muhtemel” olan şey aynı mı?

Muhtemel Olan Ne? Toplumsal Yapılar ve Olasılıklar

Toplum, her bireyi bir biçimde şekillendiren sosyal yapılarla örülü bir ağdır. Bu yapılar, bazen fark etmediğimiz şekilde davranışlarımızı, değerlerimizi, hatta geleceğimizi belirler. Örneğin, bir kişi için eğitim almanın ve başarılı bir kariyer yapmanın “muhtemel” olması, o kişinin sosyal ve ekonomik durumuna, yaşadığı çevreye, ırkına ve cinsiyetine göre değişebilir.

Kadınlar, özellikle tarihsel ve kültürel bağlamda, iş gücüne katılımda daha fazla engelle karşılaşmışlardır. Ancak son yıllarda kadınların iş gücüne katılım oranı arttıkça, bu “muhtemel” başarı daha erişilebilir hale gelmiş gibi görünse de, toplumsal cinsiyet eşitsizliği hala ciddi bir sorun olmaya devam ediyor. Kadınların iş dünyasında ve toplumda daha fazla yer edinmeleri “muhtemel” olsa da, bu başarı için çok sayıda zorlukla karşılaşmaları gerektiği de bir gerçek.

Örneğin, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği üzerine yapılan araştırmalar, kadınların iş gücünde ve liderlik pozisyonlarında erkeklere kıyasla daha az temsil edildiklerini gösteriyor. Harvard Business Review tarafından yayımlanan bir çalışmaya göre, kadınların yönetici pozisyonlarına yükselme şansı erkeklere oranla daha düşük. Bu durumda, kadınların iş hayatındaki başarıları “muhtemel” mi, yoksa kadınların karşılaştığı zorluklar, bu başarıyı neredeyse imkansız kılıyor mu?

Bir de Irk ve Sınıf meselesi var. Siyah, Latinx ve diğer azınlık gruplarından gelen bireyler, çoğunlukla sadece toplumsal cinsiyet nedeniyle değil, aynı zamanda ırkları ve sınıfları nedeniyle daha fazla engelle karşılaşabiliyorlar. 2020’de yayımlanan bir rapor, ABD’de siyahların beyazlara göre iş başvurularında daha düşük geri dönüş oranlarına sahip olduğunu gösteriyor. Bu da gösteriyor ki, siyah bir bireyin başarılı olma “muhtemelliği” toplumsal cinsiyetten bağımsız olarak, aynı sınıftan gelen bir beyaz erkeğe göre daha düşük olabiliyor. O zaman “muhtemeldir ki” ifadesi, ırk, sınıf ve toplumsal yapıların etkisiyle şekilleniyor. Bu, sistemin temelinde bir eşitsizlik olduğunu gözler önüne seriyor.

Kadınlar, Erkekler ve Toplumsal Yapıların Etkisi

Birçok kadın için “muhtemel” olan başarı, çoğu zaman içsel ve dışsal engellerle karşılaşıyor. Kadınların toplumda genellikle “doğal bakımcılar” olarak görülmesi, onların kariyerlerini ve toplumsal rollerini şekillendiren bir faktör. Toplumsal normlar, kadınların hem evde hem de işyerinde birden fazla rolü üstlenmelerini bekler.

Kadınların toplumdaki rolünü empatik bir şekilde ele almak gerekirse, pek çok kadın hala iş gücüne katılmadan önce çocuklarını yetiştirmek veya evdeki sorumluluklarını yerine getirmek zorunda kalıyor. Bu, yalnızca toplumda kadınlara yüklenen bir görev değil, aynı zamanda kadınların “muhtemel” olabilmesi için aşmaları gereken devasa bir engel. Kadınlar, toplumsal yapılar tarafından sürekli olarak belirli bir rol içine sıkıştırılmakta, bu da onların potansiyellerini gerçekleştirmelerini zorlaştırmaktadır.

Erkeklerse genellikle çözüm odaklı yaklaşır, ya da en azından çözüm üretmeye odaklanırlar. Sosyal yapının etkisiyle, erkeklerin iş gücüne katılımı genellikle daha az engel içerir. Toplum, erkeklerden genellikle dışarıda güçlü ve bağımsız bir figür olmalarını beklerken, kadınlardan bu beklentiler genellikle evde ve toplumsal ilişkilerde yoğunlaşır. Erkeklerin, sınıfsal ve ırksal faktörlere bağlı olmadan “muhtemel” olan başarıya ulaşmaları daha kolay olabilmektedir.

Ancak bu, her erkek için geçerli değil. Örneğin, azınlık gruplarından gelen bir erkek, aynı sınıf ve ırk faktörleri ile karşılaşabilir. Yani, “muhtemeldir ki” herkes için aynı şekilde işliyor mu?

Düşündürücü Sorular: Kim İçin “Muhtemel” Olan Şey Gerçek Oluyor?

Şimdi, belki de bu yazının en önemli kısmına geliyoruz: Toplumsal eşitsizlikler, “muhtemel” olmanın ne kadar adil olduğunu gerçekten sorgulamamıza neden oluyor. Kim için, ne “muhtemel”? Kimlerin yolu daha açık, kimlerin ise her adımında karşılaştığı engellerle mücadele etmesi gerekiyor?

Örneğin, şu soruları kendimize soralım:

- Bir kadın, evdeki sorumlulukları nedeniyle kariyerinde “muhtemel” bir başarıya ulaşabiliyor mu?

- Irk ve sınıf temelli eşitsizlikler, bir kişinin başarılı olma ihtimalini nasıl etkiliyor?

- Toplumsal normlar, erkeklerin ve kadınların hayatlarını farklı şekillerde mi etkiliyor?

Muhtemeldir ki… çok şey değişebilir. Ancak bu değişimin gerçek olabilmesi için, eşitsizlikleri aşmak ve toplumsal yapıların etkilerini ortadan kaldırmak gerek.