Özleştik ne demek ?

Leyla

Global Mod
Global Mod
25 Mar 2021
3,801
0
1
Özleştik: Bir Kelimenin Derinliklerine Yolculuk

Herkese merhaba! Bugün sizlere, kulağa basit gibi gelse de içinde tarifsiz bir duygu barındıran bir kelimeden bahsedeceğim: Özleştik. Birçok kez duymuşsunuzdur, belki de bazen siz de kullanmışsınızdır. Ama hiç düşündünüz mü, gerçekten ne demek olduğunu, hangi duyguyu içeren bir kelime olduğunu? Bugün sizlere bu kelimenin gizemini anlatacak bir hikaye paylaşacağım. Belki de hepimizin içinde bir parça var olan bu duyguyu, kelimenin anlamını daha derinlemesine keşfetmemize yardımcı olacak bir hikaye…

Hikayeyi okurken, erkeklerin genellikle çözüm ve strateji odaklı yaklaşımını ve kadınların ise duygusal bağlar ve empati üzerinden düşüncelerini nasıl işlediğini fark edeceksiniz. Bu iki farklı bakış açısının nasıl birleştirilebileceğini görmek de bir o kadar ilginç olacak.

Hadi başlayalım, belki de içinde kaybolduğumuz, özlem duyduğumuz bir hikayeye yol alırken, hepimizin kalbinde bir yerlerdeki “özleştik” duygusunu yeniden canlandırabiliriz.

Hikaye: Bir Sonraki Buluşmaya Kadar

Sinem, sabah uyandığında, günün ilk ışıkları odasının penceresinden süzüldü. Bu sabah, diğer sabahlardan farklıydı. O gün, yıllar sonra eski arkadaşını görecekti. Arkadaşı, çocukluk yıllarından beri en yakın dostuydu. Ancak hayat, onları birbirinden uzaklaştırmış, kilometrelerce mesafe, zaman ve bazen de rutinler arasına giren bir boşluk, bir türlü birbirlerini görmek için fırsat yaratmalarını engellemişti.

Bir anda, yılların ardında bıraktığı bütün anılar gözlerinin önüne geldi. Gülüşleri, çocukça şakaları, birlikte geçirdikleri o çok değerli saatler… Sinem, bir anda geçmişin o sıcak, güvenli ortamına doğru yol alırken, kalbinde bir şeyler yankı yapmaya başladı. Özlemiştim. Ama tam olarak neyi özlediğini bir türlü çözebilmiş değildi. Bir şeyler eksikti. Sadece arkadaşını değil, o anıları, o güvenli ve mutlu halleri özlemişti. Kendi içindeki kaybolan parça neydi? Bunu düşünürken, gözlerinde bir hüzün belirdi.

Eğer hala birbirlerinden çok uzakta olmasalardı, belki de her şey farklı olabilirdi. Ama burada, Sinem'in içinde büyüyen bir his vardı: Özleştik. Zamanın içinde kaybolmuş, birbirinden uzaklaşmış ama yine de kalpleri birleştiren bir duygu… O an, Sinem'in içinde bir şey canlandı, yıllardır eksik kalan parça bir şekilde yerine oturuyordu. Özleştikleri şey sadece geçmiş değil, aslında birbirlerinin bu hayatta var olma şekliydi.

Bununla birlikte, Sinem’in eski dostu Baran, bir çözüm bulma odaklı yaklaşımıyla bu durumu daha pragmatik bir şekilde ele alıyordu. Onun için arkadaşlarıyla buluşmak, daha çok bir zaman dilimi, belirli bir planda yer alan bir aktivite gibi bir şeydi. Sinem'in heyecanını tam anlamıyordu. O, daha çok "sadece bir buluşma" yapacaklarını, bir kahve içip eski günlerden bahsedeceklerini, ne kadar hızlı ve verimli olabileceğini düşünüyordu.

Ama Sinem’in gözlerinden, o eski dostunun gülüşünü yeniden görmek isteyen duyguyu okuduğunda, Baran da bir an düşündü: "Belki de bu kadar basit değil. Bazen kaybettiğimiz şeyin anlamını ancak zamanla fark edebiliyoruz."

Sinema doğru açıdan bakmak için bir çözüm arayarak, o anı yeniden yaşamak, kaybolan zamanları telafi etmek istiyordu. Baran ise, "Bunu en verimli şekilde yapmalıyız," diye düşünüyordu. Yine de, bir an için Sinem’in gözlerinde kaybolan bir ışık vardı, ve Baran da bunu hissetti.

Özlemenin Gerçek Anlamı: Bağlar, Zaman ve Duygular

Özleştik, belki de gerçekten anlatılması güç olan bir duyguyu tanımlar. "Özlemek" birini sadece bir an için değil, geçmişteki o bağları, duygusal yakınlığı, kaybolan o değerli zamanı özlemektir. Kadınların bu duyguya daha derin ve empatik bir bağ kurması çok doğaldır. Kadınlar, genellikle duygusal ve ilişkisel bakış açılarıyla, kaybettikleri veya uzaklaştıkları şeyleri özlerken, bu duyguyu daha çok içsel bir boşluk ve eksiklik olarak hissederler.

Erkekler içinse, "özlemek" bir strateji geliştirme, çözüm bulma süreci gibi görünür. Özlem, bazen geçici bir durum olarak kabul edilebilir ve sadece daha verimli bir buluşma ile sonlandırılabilecek bir mesele olarak değerlendirilir. Yine de, Baran’ın, Sinem’in içsel dünyasına doğru adım attığı an, özlemenin sadece fiziksel bir mesafe değil, aynı zamanda içsel bir kayıp, bir duygu boşluğu olduğunu fark etmesiyle değişir.

Özleştik demek, bazen hayatımızda eksik olanı anlamak demektir. Bazen insanlar, başkalarının içinde bir parça bulduklarında, kaybolan şeyin ne olduğunu daha iyi anlarlar. Sinem ve Baran’ın bu hikayesindeki gibi, özlem, sadece zamanla değil, anlamla da büyür. Sinem, eski dostunu sadece görmek değil, ona duyduğu o bağları yeniden canlandırmak istiyordu. Baran ise, bunun farkına vararak, özlemenin sadece bir araya gelmekten daha fazlası olduğunu kavrayarak, gerçekten anlamlı bir buluşma için adım atmaya karar verdi.

Sonuç: Özlemin Gücü ve Toplulukla Paylaşma

Hikayede olduğu gibi, özlemenin gücü, içsel bir bağ kurmak ve bu duyguyu paylaşmaktır. Özlemek, birini kaybetmiş olmanın ötesinde, o kişiyi ya da anıları, duygusal bağları yeniden hatırlama ve yaşamda derin bir anlam bulma çabasıdır. Özleştik, hem fiziksel mesafenin, hem de duygusal bir boşluğun adıdır.

Sizce, özlem kelimesi sizin için ne ifade ediyor? Gerçekten özleştik dediğinizde ne hissediyorsunuz? Bunu nasıl tanımlarsınız? Erkekler ve kadınlar arasındaki bu bakış açısı farklılıkları, sizce özlemenin anlamını nasıl değiştiriyor? Yorumlarınızı ve deneyimlerinizi paylaşarak, hep birlikte bu duyguyu daha derinlemesine keşfedelim!

Hikayenize, düşüncelerinize, duygularınıza sabırsızlıkla kulak veriyorum!