Sandık görev parası ne kadar ?

ManaTerapy

Global Mod
Global Mod
16 Haz 2021
4,813
0
0
Sandık Görev Parası Ne Kadar?

Bir Hikâye Üzerinden Bakış: Seçim ve Görev Bilinci

Geçen gün bir arkadaşım, seçim zamanı sandık başında görev almanın ne kadar önemli olduğunu anlatıyordu. Bir süre önce, seçim günü sandık görevlisi olarak görev almış ve o süreçte karşılaştığı bazı zorlukları paylaşmıştı. Ancak benim için en ilginç kısmı, görev parası konusuydu. "Sandık görevi için aldığımız ücret çok düşük, ancak hala insanlar buna gönüllü oluyor," demişti. O an, bu basit gibi görünen ancak aslında derin toplumsal bir anlam taşıyan soruyu düşünmeye başladım: Sandık görev parası ne kadar olmalı?

Bir yandan, bu görevdeki gönüllülük ve toplumsal sorumluluk hissi, diğer yandan ödenen ücretin adaletli olup olmadığı... İşte, bu soruları irdelemek için küçük bir hikâye anlatmak istiyorum. Belki de seçimlerin gerisindeki anlamı daha derinlemesine kavrayabiliriz.

Bir Kasaba, Bir Seçim Günü

İki Karakter, İki Bakış Açısı

Kasabanın meydanına bir seçim günü yaklaşırken, herkes hazırlıklara başlamıştı. İnsanlar sandık görevlisi olmak için gönüllü olurken, bazıları ise bu görevi yapmak zorunda kaldığını düşünüyordu. Bu kasabada sandık görevlisi olmak, bir anlamda hem sorumluluk hem de görev bilinciyle yapılması gereken bir işti. Fakat, bu görevin getirisi hakkında herkes farklı düşünüyordu.

Hikâyemizin baş karakterlerinden biri, kasabanın gençlerinden Cemil’dir. Cemil, çoğunlukla çözüm odaklı ve stratejik düşünen biridir. Her şeyin bir karşılığı olması gerektiğini düşünür. Seçim günü geldiğinde, görevli listesinde adı yazılıdır ancak sandık başında alacağı ücretin çok düşük olduğunu fark eder. "Bu kadar işin karşılığı bu kadar mı?" diye düşünür. Cemil için, her şeyin matematiksel bir karşılığı olmalıdır ve eğer bir işte zaman harcıyorsanız, bunun belirli bir ücretle ödüllendirilmesi gerektiğine inanır. Cemil'in gözünde bu, sadece bir gönüllülük değil, toplumun ekonomik anlamda karşılık verdiği bir görev olmalıdır.

Diğer karakterimiz ise Selma’dır. Selma, kasabanın ileri yaştaki ve toplumsal sorumluluk konusunda oldukça duyarlı olan sakinlerinden biridir. Selma, zamanında seçimlere katılmayı çok istemiş ama gençken bu fırsat kendisine verilmemiştir. Şimdi ise, yaşadığı deneyimle birlikte, sandık görevliliğini sadece bir iş olarak değil, toplum için değerli bir görev olarak görmektedir. Ücretin ne kadar olduğuna pek aldırmaz, çünkü onun için önemli olan, halkın doğru bir şekilde temsil edilmesi ve demokrasinin işler hale gelmesidir. Selma’nın yaklaşımı daha çok empatik ve ilişkisel bir bakış açısıyla şekillenir. Topluma katkı sağlamak, onun için bir ödülün çok ötesindedir.

Sandık Görev Parası: Tarihsel Bir Arka Plan

Toplumsal Değerler ve Ekonomik Adalet

Kasaba halkı seçim günü sandık başında görev almak için sıraya girmeye başladığında, Cemil ve Selma farklı bakış açılarıyla orada bulunurlar. Cemil, sandık görevlisinin aldığı ücreti tartışırken, Selma bu kadar derinlemesine düşünmeden, görevini yapmak için orada bulunuyor. Selma, “Bu görev bir değer taşıyor, ücretin boyutuyla ölçülemez,” derken, Cemil “Ama sistemin doğru işlemesi için karşılık verilmesi gerekiyor. Birçok insan bu işi parayla yapmaz mı?” diye karşılık verir.

Tarihe baktığımızda, seçim süreçlerinde sandık görevlilerinin başlangıçta gönüllü olarak görev aldıkları görülmüştür. Ancak zamanla, bu görevlerin artan yükü ve sorumluluğu, sandık başındaki görevlilerin maddi bir karşılık beklemelerine yol açmıştır. Bugün, Türkiye’de sandık başı görev yapanlara belirli bir ücret ödenmektedir. 2023 itibarıyla, seçim görevlilerine ödenen ücretler genellikle asgari ücretin bir kısmı kadar olup, görev süresine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Ancak, bu ücretler çoğu zaman insanların harcadığı emekle karşılaştırıldığında oldukça düşüktür.

Bu durumun toplumsal ve ekonomik bir boyutu vardır. Sandık başı görevlerinin ücretlendirilmesi, demokrasiye katkı sağlamak amacıyla yapılan bir görev olmasına rağmen, çoğu zaman adaletli bir ücret olarak değerlendirilmez. Cemil’in bakış açısına göre, eğer bir işin belirli bir sorumluluğu varsa, ona uygun bir karşılık verilmelidir. Oysa Selma için bu görev, halkın bilinçli bir şekilde katılım göstermesi gereken bir durumdur ve parayla ölçülmesi gereken bir şey değildir.

Farklı Yaklaşımlar, Ortak Bir Görev

Erkeklerin Stratejik Düşüncesi ve Kadınların Empatiyle Harmoni

Kasabanın meydanında seçim günü sonrasında Cemil ve Selma arasındaki diyaloglar giderek derinleşir. Cemil, görev başında fazla vakit kaybetmek istemez ve görevin sonunda hızlıca ücretini alıp evine dönmeyi planlar. Ancak Selma, görevin bitiminde kasaba halkıyla sohbet eder, onların yaşadığı zorlukları ve seçim süreçlerinin önemini konuşur. Bu arada, Cemil'in zihninde bir soru daha belirir: “Neden insanlar bu kadar gönüllü oluyor? Neden sadece ücret için yapılmıyor?”

Selma, toplumda hala güçlü bir gönüllülük ve ortak sorumluluk duygusunun yaşadığını fark eder ve “Evet, ücret önemli ama bu, bu işin anlamını küçültmez. Toplum, bir arada çalışarak daha güçlü olur. Bazen gönüllülük, parayla ölçülemeyecek kadar değerli bir şeydir” der. Cemil, Selma’nın sözlerine kulak verir ve içinden "Evet, belki de bu kadar kısa vadeli bakmak yerine, uzun vadede toplumun gelişimine katkıda bulunmak daha önemli," diye düşünür.

Sonuç: Sandık Görev Parası, Adalet ve Değer

Düşünmeye Davet

Sandık görev parası meselesi, sadece bir ücret meselesi olmanın ötesindedir. Bu, toplumsal değerlerin, bireysel sorumlulukların ve demokratik katılımın bir yansımasıdır. Cemil, çözüm odaklı bir bakış açısıyla sadece adil bir ücret talep ederken, Selma toplumsal katkının parayla ölçülemeyeceğini savunur. Ancak ikisi de sonunda aynı amaca hizmet eder: halkın doğru şekilde temsil edilmesi.

Sizin düşünceleriniz neler?

1. Sandık görev parası adil mi yoksa toplumsal sorumluluğu yetersiz mi yansıtıyor?

2. Gönüllülük ve ücret arasındaki dengeyi nasıl kurmalıyız?

3. Toplumsal katkıyı sadece maddi bir karşılıkla mı ölçmeliyiz, yoksa başka değerler de ön planda mı olmalı?